İcra takibi

İcra takibi sistemine bakıldığında iki ana başlıkta izlememiz mümkün olacaktır. İki icra takip türümüz mevcuttur. Birincisi ilamlı icra takibi diğeri yani ikincisi ilamsız icra takibi.

Uygulamada en çok karşılaştığımız özellikle para alacakları bakımından bu takibe başvurmak mümkün. İlamlı takip dediğimizde ise ilam şu anlama geliyor; mahkeme kararlarının onaylanmış sureti. Bunlarla her türlü alacak hakkı, diğer talep hakları bir davaya konu edilip bu davada bir hüküm elde edilip, daha sonra bunların icrası için icra dairesinde ilamlı icra takibine başlamamız mümkün olacaktır. İlamsız icra yoluna baktığımızda ise para ve teminat alacakları için kanun koyucu bunu öngörüyor. Avantajlı kılan yönü ilamsız icra takibini az önce belirttiğimiz şekilde ilamlı icra takibinden farklı olarak mahkemeye başvurmaksızın öncelikli olarak doğrudan doğruya icra dairesine başvurmak suretiyle icra takibi başlatabiliyoruz. Özellikle alacaklının borçlarına itirazı olmadığı durumlarda, takibin ilerleyen safhalarına geçmemiz (haciz paraya çevirme) safhalarını geçmemiz mümkün olucaktır.

İlamsız icrayı da kendi içinde bir takım alt başlıklara ve türlere ayırmamız mümkündür.

Örneğin kambiyo senetleri dediğimiz çek, bono, poliçe. Bono denilen; tabi bu uygulamada senet olarak da adlandırılıyor. Bono dediğimiz şey ticari senettir. Kanun koyucu bu ticari senetler bakımından ticari hayatta bir hızlılığı, tahsil kabiliyetini kuvvetlendirmek bakımından ayrık bir ilamsız icra yoluyla benimsemiş durumda. Dolayısıyla kambiyo senetlerine mahsus takip yolu, ilamsız icra yoluyla takip içerisinde bir tür olarak karşımıza çıkıyor. Yine örneğin rehini paraya çevrilmesi yoluyla takip mevcut. Alacaklı alacağını temin etmek için bir rehin almışsa (bu bir taşınır rehine olabilir ipotek olabilir) kural olarak öncelikle rehini paraya çevrilmesi yönüyle takibe başlanması gerekiyor. Bir başka tür kiralanan taşınmazların ilamsız icra yoluyla tahliyesi. Burda özellikle iki hususta tahliyeyi sağlayabiliyoruz. İcra dairesi kanalıyla takibe başlamak suretiyle. Birincisi kira bedelinin ödenmemesi dolayısıyla ilamsız tahliye. İkincisi ise kira süresinin sona ermesi veya özellikle konut ve çatılı iş yeri kiralarında bu durum oluşuyor. Kira süresinin sona ermesiyle tahliyeyi sağlayamıyoruz. Ama bir tahliye taahhütü alınmışsa, belirli şartlarda ilamsız icra yoluyla tahliyeye yönelebiliyoruz. Bunlar dışındaki ilamsız icranın söz konusu olduğu hal ise genel haciz yoluyla ilamsız takip. Yani kambiyo senedine dayanmayan, rehinleri temin edilmemiş bir alacak için, para alacağı gibi ilamsız takibe başlamak istediğimizde de buna genel haciz yoluyla icra takibi yani ilamsız takip olarak adlandırıyoruz.

İcra Takibine İtiraz Nedir?

Özellikle ilamsız icrada alacaklı elinde bir senet bulunmasa dahi icra dairesine giderek bir icra takibi başlatabiliyor. İlamsız icra yolunda böyle bir olanağa sahip olduğu için alacaklı, borçlunun elinde de buna karşı koyabilecek bir mekanizmaya mekanizmaya ihtiyacı var. İşte bu bağlamda borçlu da basit bir itirazla ilamsız icrada, icra takibini durdurabilme imkanına sahip oluyor.

Peki itiraz dediğimiz zaman bunun içerisinde neler dahil oluyor?
Aslında itirazı genel olarak tarif etmek gerekirse; borcun varlığına, olmadığına dair ya da takibin şekline, varlığına dair yapılmış karşı durma diyebiliriz.

İcra Takibine İtirazı Kim Yapabilir? Başkası Adına İtiraz Yapılır Mı?

İcra takibine itirazı kim yapabilir? Bu başlık altında baktığımız zaman ilk etapta, takibin tarafı olarak görülen kimse, takip talebinde ve daha sonra borçluya gönderilen ödeme emrinde takibin tarafı kim görülüyorsa; itirazda bulunabilecek olan kişi de, takibin tarafı olan bu kişidir. Dolayısıyla o kişi dışındaki kimselerin takibe itiraz etmeleri; geçerli şekilde itiraz etmeleri mümkün olmayacaktır. Bu kişi takibe itiraz etmelidir. Takibin tarafı olarak görünen kişi ya da bunun iradi temsilcisi yani bir avukat olabilir. Çünkü; ancak ve ancak avukatlık tekeli kapsamında icra dairelerinde işlem yapmak avukatların yetkisi dahilindedir. Dolayısıyla ya kendisi ya da vekalet verdiği bir avukatının bu itirazı yapabilmesi mümkündür.

Uygulamada özellikle akrabaların bir itirazda bulunma iradesini ortaya koymaya çalıştıkları için icra dairelerinin bu durumu kabul etmemeleri normal gözüküyor. Fakat şu gibi durumlar da ortaya çıkabiliyor; her şeye rağmen bir itiraz dilekçesi dosyaya girmiş veya imzasız itiraz dilekçesi dosyaya girmiş olabiliyor.

Acaba bu durumlarda ne yapmak gerekir? Bu durumda yargı uygulamasına baktığımız zaman itiraz dilekçesinde bir imza olmasa dahi borçlunun yararına takibi durdurabilmek bakımından bir yorum benimsenebiliyor. Bu bağlamda burada icra dairesinin borçlunun bir muhalefeti olup olmadığını, yani gerçek anlamda itiraz iradesi olup olmadığını araştırması ve öğrenmesi gerektiği belirtiliyor. Bu çerçevede itirazın ayakta tutulması mümkün olabiliyor. İtirazın yapılmasında son derece hassas davranmamız gerekiyor. Çünkü yanlış gerçekleşen itirazlardan biri, daha sonra borçlu zararına bir takım sonuçlara da yol açabilir. Bu açıdan “takip yapılsın, takip dursun, takip etkilensin” denilerek akrabaların itiraz dilekçesinin kabulü isabetli değil. Çok dikkat edilmesi gereken şeylerden biri de; borçlu gözüken şahsın imzası ya da dilekçesiyle beraber kimlik fotokobisi eklenmesi kaydıyla bizzat icra dairesine gitmesi gerekiyor. Eğer şirket ise sirküler istenmesi yetiyor.

İcra Dairesi Soruyor: “Borçlu Siz Misiniz?”

İcra dairesinde “Borçlu siz misiniz?” dendiğinde eğer borçlu gelmezse, icra müdürlükleri bunu kabul etmiyor. İtirazın son günü olabilir ya da gerçek borçlu gelemez durumda olur ise zaman geçmiş olacaktır.

İcra Takibine İtiraz İstenildiği Zaman Yapılabilir Mi? Belirli Bir Süre Sınırlaması Var Mı?

İcra takibine itiraz için kanunda oldukça kısa süreler ön görülmüş durumda. Borçlunun ilamsız takipte ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde icra takibine itiraz etmesi gerekiyor. Kambiyoda bu süre daha kısadır. Ticari hayatın gerekleri çerçevesinde kanun koyucu daha kısa bir süre öngörmüş. Kambiyo da bu sürenin 5 gün olduğunu görüyoruz. Bu süre ise ödeme emrinin tebliğinden sonra başlıyor. Tebligatın yapıldığı gün sayılmıyor. Hemen ertesi gün birinci gün olarak esas alınıyor. Bu itiraz hemen sonrası yani 5 gün içinde yapılması isteniyor.

“İlamsız takibe itiraz 7 gün içinde yapılmalı, kambiyo senedini müstenit takiplerde ise itiraz 5 gün içerisinde yapılmalıdır.”

Herhangi Biri Size İlamsız Takip Yollarsa Ne Yapılmalıdır?

Eğer borcunuz olmasa dahi 7 gün geçtiğinde evinize haciz gelebilir. Bu mümkün bir durumdur. Bundan dolayı kendisine ödeme emri tebliğ edilen; yani takip borçlusu, borçlu olmasa bile takipte borçlu olarak gösterilebilir. Gerçekten böyle bir borcu olmadığını ve hiçbir ilgisi olmadığını bilse dahi “nasılsa hiçbir ilgim yok?” dememeli ve süresi içerisinde itirazını yapmalıdır. Yoksa tüm mal varlığı haciz tehditiyle karşı karşıya gelebilir.

İcra Takibi İtirazı Nasıl Olmalıdır?

İtiraz icra takibi türüne göre farklılık gösterir. Genel haciz yoluyla takip; basit bir itiraz şeklinde sebep bildirmeden itiraz ederek “borcum yoktur” şeklinde itiraz edilebilir. Sözlü olarak da borcunun olmadığı bildirilerek tutanağa geçirirseniz basit bir itirazla takibi durdurabilirsiniz.

İcra Takibi İtirazı Nereye Yapıyoruz?

İtiraz genel haciz yoluyla ise icra dairesine yapıyoruz. Ödeme emrini göndermiş olan icra dairesine, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde itirazınızı bildirmeniz gerekiyor.

İlamsız icra takibinde doğrudan doğruya icra dairesine giderek ödenmeyen aylara ilişkin kira alacağı ve kira bedelinin ödenmemesine talep olarak tahliyeyi talep edebilirsiniz. İcra dairesi, göndereceği icra emrinde muhtemelen bir konut kirası ve 30 günlük ödeme süresi mevcut olacak. 30 gün içerisinde ödemezseniz tahliye davası açılacaktır. Ayriyeten 6 ay içinde de icra mahkemelerince kira ve yan giderler çerçevesinde tahliye sebebiyle beraber mahkemenin önüne giderek, kiranızı ve yan giderlerinizin tahliye işlemini gerçekleştirebilirsiniz.

Kambiyo Senetlerinde İtiraz Nereye Yapılmalıdır?

Kambiye senetlerinde itiraz icra mahkemesine yapılmalıdır. İcra dairesine bağlı olan icra mahkemesine giderek itirazı gerçekleştirmelisiniz. Mutlaka süreç içerisinde itirazı doğru yere yapmanız gerekmektedir. Eğer icra dairesine yaparsanız, o makamın doğru yere havale etmesinin yasal gerekliliği olmaması ve mevzuatta yokluğundan sebep olarak  itiraz kabul edilmeyecektir. Doğru yere itiraz etmemenizin hükümleri de doğacaktır. Bundan dolayı itiraz kesinlikle doğru yere yapılmalıdır.

İcra Takibine İtirazdan Sonra Ne Oluyor?

İlamsız icrada; icra dairesine yaptığınız bu itiraz sebebiyle artık icra takibi duruyor. Takip durduktan sonra alacaklının takibi devam etmek için harekete geçmesi gerekiyor. Haciz ya da paraya çevirmeye doğru ilerleyebilmesi için alacağını bir şekilde ortaya koyması gerekiyor. Eğer borçlu değilseniz, ödeme emrinin tebliğini alarak itirazını verdikten sonra kanun koyucunun koyduğu kurala göre direkt olarak icra takibini durdurabiliyorsunuz. Tabi belirtilen süre içerisinde yapılması önemlilik arz ediyor.

İlamsız takiplerde itiraz, icra takibini durdurur.”